Elbert Hubbard tarafından 1899 yılında kaleme alınmış, yönetimde sorumluluk temalı bir liderlik hikâyesinden bahsedeceğim bu hafta. Kıssadan hisse diyebileceğimiz bu hikâyenin 120 yıl sonra dahi geçerliliğini koruyan, kuvvetli bir mesajı var. Hikâye kısaca şöyle: İspanya ile ABD arasında patlayan savaş sırasında Küba’nın direnişçi liderlerinden Garcia’ya savaşı etkileyecek kritik bir bilginin ulaştırılması gerekiyor. Ancak Küba dağlarında…

Çalışma arkadaşlarınıza bir de bu gözle bakın: İşyerinde size ne zaman ne yapmanız gerektiğini söyleyen ve deyim yerindeyse üzerinizde bir çeşit baskı kuran kişiler vardır. Kusur bulur, size olması gerekeni gösterirler, bunu iyiliğiniz için yaparlar. Gerçekten de! Bu kişilere karşı dikkatli olursunuz, hatta bu kişiler sizinle aynı pozisyonda ya da daha düşük pozisyonda olsalar da…

X ve Y kuşağı derken milenyumları işe aldığınızda başınıza neler geleceği konusunda yüzlerce makale bulabilirsiniz. Yeni kuşağın sadece tüketimle ilgilendiği, çalışmayı sevmediği, araştırmadığı konusunda konuşup çenemizi yoruyoruz. X kuşağında olanlar şu an 30-40 yaşlarındalar ve Y kuşağını işe almak ve yönetmekle meşguller. Ve onların şöyle söylendiklerine tanık oluyorum: “Ne kadar zor onları motive etmek! Y…

Geçtiğimiz hafta Garret B. Gunderson’un 2008 yılında yayımlanan bestselleri “Killing Sacred Cows” kitabından hareketle gündelik hayatta bizi maddi konularda tuzağa düşüren mitleri sıralamaya başlamıştım. Konunun anlamını özetle kaybetmemek için bizi parasız bırakan mitlere bu hafta devam ediyorum. Mit: Güvenli yatırımların getirisi azdır. Yüksek getiri riskli yatırımlardan gelir. Gerçek: Hayat amacı ile aynı doğrultuda olan yatırımlar…

Para biriktirerek zengin olunur mu? Emeklilik planları güvenli midir? Günümüz toplumunda iletişim araçlarının yoğunluğu ile farklı yaşamları kolayca gözlemlememiz; zenginler ve fakirler arasındaki farkları daha da belirginleştiriyor. Zengin olmak günümüz toplumda neredeyse herkesin hayali. Her ne kadar “Para mutluluk getirmez” desek de, bir çoğumuz mutlu olmanın ana etkeninin zenginlikten geçtiğini düşünmekte. Ne yazık ki zengin…

Bir konu sizin için son derece açık ise, başkaları için de açık olduğunu düşünürsünüz. Ya da çok iyi bildiğiniz bir konu size son derece basit gelir, herkes için de basit olduğunu düşünürsünüz. Oysa öyle değildir. İletişim kurmaya karar verdiğimizde bunun için çaba göstermek ve anlaşılır olmak zorundayız.  İnsanoğlu iletişim ile yaşayan bir varlıktır; hiç birimizin…

Günümüz iş dünyasında yaptığınız yenilikler anında taklit edilebilir, verdiğiniz hizmetin muadili çok kolay bulunabilir… Neredeyse hiçbir durum kalıcı değil. Ancak iş yapış veya daha net ifadeyle bir hizmeti sunuş aşamasındaki ince detaylar, personel eğitiminizde ve bir hizmet ve ürünün doğru yapılması için gösterilen incelikler, stratejik düşünebilen yöneticiler, mantıklı karar alan çalışanlar rekabet farkları yaratmaktadır. Bir…

Hepimizin küçük ya da büyük bir kum torbası vardır ve bunu gittiğimiz şirkete de taşırız. Torbası boş olan kimse neredeyse yoktur. Ancak bir organizasyona adımını atan farklı bir karakter vardır ki dikkat edilmez ve önlem alınmazsa, bulunduğu pozisyona göre organizasyon için tamamen yok edici olabilir. Onlar yanlarındaki kum torbalarının yanında başka balonları yok edecek dikenler…

İnsanlarla iletişim, her yöneticinin kılavuz belirlediği bazı kurallarla yürüttüğü, iş hayatının ‘olmazsa olmazı’. Fakat iletişimin en iyi yöntemi ise, göz teması kurulan ve sözlerin yerine göre sert veya ılımlı bakışlarla desteklendiği iletişim olsa gerek. Bazı yöneticiler, göz teması kurulan iletişimin önemini iş hayatında belli bir süre geçirdikten sonra fark eder. Bende de öyle olmuştu… Başta…

“Değersiz” “İmkansız” “Aptalca” Sizin iş fikirleriniz bu tepkiler ile karşılandı mı? O zaman doğru bir iş fikri üzerinde olabilirsiniz. Girişimci kafası diye bir şey vardır. Bazı karakterler baktıkları her yönde bir girişimin izlerini görürler. Karşılaştıkları sorunlardan, kendilerinin ya da başkalarının başlarına gelen olaylardan ya da hobilerinden girişim yaratabilirler. Geçtiğimiz yıl okuduğum Daniel Isenberg’ın “Worthless, Impossible…