Kaç kez, yeni yıla başlarken sigarayı bırakmaya karar verdiniz?

Belki de sıkı bir rejim yaparak fazla olan kilolarınızdan kurtulmaya, daha iyi kazanacağınız bir işe geçmek için yeterli alt yapıyı oluşturmaya ve benzeri temennileri de her yeni yılda dilediniz…

Mutlu, sağlıklı ve iyi yıllar dileriz birbirimize. Bunların yanı sıra yeni yıl daha iyi olmak ya da daha güçlü olmak adına kararlar aldığımız bir zamandır. Yeni yıla her şeyi sıfırlayarak  temiz bir sayfa açarak başlamak isteriz. Yeni yıl bizi belki kötü alışkanlıklarımızdan kurtaracak veya finansal veya ruhsal açıdan daha iyi bir yere taşıyacak kararları vermemiz için iyi bir fırsattır.

Neden olmasın?

Ancak birçok kez birkaç hafta içinde eski standartlarımıza dönmüş veya bizi üzen, sinirlendiren ilk olayla karşılaştığımızda bir sigara yakmışızdır.

Bahanemiz hazırdır: Bu son!

Oluşturmaya çalıştığımız yeni düzen aynen çekip uzattığımız bir lastik gibi eski haline dönecektir.

Birçok kez yeni yıl kararlarını verirken bunları bozacağımızı bile bile veriririz. Çoğunlukla bunlar bizim niyetlerimizdir; kararlarımız değil.

Bundan yıllarca önce bir yeni yıl akşamı arkadaşımla sigara bırakma kararı verdiğimizi hatırlıyorum. Sanırım en geç Mart ayında tekrar eski sıklıkla sigara içmeye başlamıştım.

Peki, ne yapmalı da bu kararlarımızı, kararlılıkla uygulamalıyız?

  1. Aldığınız kararı doğru değerlendirin

Karar verirken ilk olarak onu gerçekten isteyip istemediğimizi sorgulamamız gerekir. Neden istiyoruz? Bizim için gerekli mi? Sağlığımız açısından mı? Bunu yaparak hangi boşluğu dolduruyoruz? Başkaları yaptığı için mi istiyoruz? Ailemiz ve çevremizin bundan yararı ne olacak? Bu karar kendi seçimimiz mi?

  1. Değiştirmek istediğiniz davranışın, altında yatan sebepleri bulun

Birçok alışkanlık, biz farkına varmadan oluşur ve yerleşir. Çoğunlukla nedenini incelemeyiz. Birçoğunu belki de engelleyemeyiz ancak alışkanlığa sebep olan ilk davranışı bulmak bazen mümkün olabilir. Amcanızın sebze yemediğini duyduğunuz ve annenize sebze yemek istemediğinizi söylemek gibi bir şey bile olabilir.

Benim sigarayı bırakma hikâyem gibi… Sigarayı bırakmak için arkadaşımla yaptığımız başarısız birkaç denemeden sonra beni sigaraya başlatan nedeni bulduğum an, sigarayı bıraktım.

  1. Davranış kalıplarınızı değiştirin

Bundan sonra davranış kalıplarımıza bir göz atmak gereklidir. Sigarayı bırakmak yada başka sağlıksız bir alışkanlığımız. Davranış kalıbımızı değiştirmeden kendimizi bir üst aşamaya taşımamız mümkün mü? Aynı davranış kalıplarını sürdürerek farklı sonuçlar elde etmemiz mümkün değildir.

Bir arkadaşımdan duyduğum ve çok hoşuma giden bir söz: “Hayatın her yeni aşaması, sizin farklı bir versiyonunuzu talep eder.“

Hedeflediğimiz bir çıta varsa yaşam biçimizi de düşünce biçimimizi de bu üst çıtaya taşımalıyız. Bir anlamda istediğimiz yaşam biçimi gibi hissetmek, bu yaşam biçiminin gerektirdiği ruh halini yakalamak gereklidir.

  1. Konfor alanından çıkmaya razı olun

Kendimizi gerçekleştirmek yada kararlarımızı gerçekleştirmek için konfor alanımızın dışına çıkmalıyız. Biraz rahatsız olmak zorundayız, konfor alanımızın dışında ve rahatsız olmak yaratıcılığımızı tetikleyen ince bir noktadır. Bir alışkanlığı değiştirmek ya da hayatımızda yeni bir evreye geçebilmek için konfor alanımızdan ödün vermemiz gereklidir.

Lobster

“Istakoz Aforizması”

Dr. Abraham Tweski’nin anlattığı ıstakoz aforizması*, yeni kararlar alma konusunda bir motivasyon kaynağı.

Bildiğiniz gibi, ıstakoz yumuşak bir hayvan. Belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra kabuğu kendisini rahatsız etmeye başlar ve dışardan gelecek tehlikelere başka hayvanlar tarafından yenme riskine karşın kabuğundan dışarı çıkarak bir kayanın altına saklanarak kendine yeni bir kabuk oluşturur. Zaman içinde biraz daha büyür ve kabuğu onu tekrar rahatsız etmeye başlar, tekrar risk alır ve kabuğundan çıkarak tekrar daha büyük bir kabuk oluşturur. Bu işlemi yaşamı boyunca birçok kez tekrar eder. Düşünün: Kabuğunun güvenli ortamını terk etmeseydi hiç gelişmeyecekti!

*Tweski’nin “ıstakoz aforizması” için videoyu izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=dcUAIpZrwog

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 5 Ocak 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

0 CommentsYoruma kapalı

Yorum bırakın

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.