Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 12 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

“Önümüzdeki yıl içinde ayda ne kadar kazanmak istersiniz?” deyince ilk aklınıza gelen ilk rakam nedir?

Çoğumuzun aklına gelen rakam şu anda kazandığının 2 ya da 4 katından fazla değildir. Daha büyük rakamlar istesek bile düşüncemizi şu an kazandığımız para ya da şartlarımız belirler. Bir başka deyişle isteklerimize limit koyarız.

Yok aslında ben daha yüksek bir rakam istiyorum, desek bile düşüncemizi kontrol etmediğimiz, moralimizin iyi olmadığı anlarda istediklerimizi sınırlarız ve onların önünü çeşitli engellerle doldururuz. İstediğimizi belirledikten sonra, bunu neden yapamayacığımıza ilişkin binbir bahane aklımıza gelir.

• Bunu yapacak gücümüz yada becerimiz olmadığı düşüncesi.
• Karşımıza çıkacak diğer dış etkiler
• Buna zamanımız olmadığı veya artık bunun için geç olduğu düşüncesi
• Yapmak için cesaretimiz olmaması

Bu liste böyle uzayıp gidebilir.

Para başarılı ve doygun bir hayatın tek ve biricik göstergesi değil. Bizi mutlu edecek ve olumlu yönde etkilecek bir çok şey var kuşkusuz. İstedikleri hayatı yaşayan ya da güzel şeyler yaratan, üreten insanlar bunu nasıl gerçekleştiriyor peki?

Sosyal statüde yüksek bir yerden başlamak her zaman için üstünlük sağlayacaktır. Tabii ki gerek para gerek eğitim gerek sosyal çevreleri nedeni ile daha iyi imkanlara sahip olurlar ve hayata belki 10-0 ilerden başlarlar. Bu fark için yapacak bir şeyiniz olmayabilir.

Sosyal statüde yüksek olmanın dezavantajları da var.

Onların kazanmak ve başarmak için yeterli istekleri olmayabilir. İstediklerini kolayca elde ettikleri için mücadele yetenekleri çok gelişmiş olmayabilir. Bazen aile işini devam ettirmek kendisine ait olmayan bir hedefe ulaşmak gibi bir şeydir ve ikinci ya da üçüncü kuşağı oldukça mutsuz edebilir.

Bu etkenin olumlu ya da olumsuz yanları olduğunu düşünürsek tekrar aynı soruya dönüyoruz: Nedir başarılı insanları farklı kılan?

TEOG 2017 dönem sınavında 120 sorunun tamamını doğru yanıtlayarak Türkiye birincileri arasında olan Eda Beytaş’ın diğer sınava girenlerden farkı nedir? İnşallah önüne çok talihsiz bir durum çıkmadıkça başarılı olacaktır.

Hangi alanda olursa olsun gerçekleştirmek istediğiniz hayaller var mı? Yok ben halimden çok memnunum daha fazlasını istemiyorum diyorsanız, büyük olasılıkla buraya kadar okumamışsınızdır zaten.

“Geleceğimi olumlu yönde değiştirmek istiyorum ve isteklerimi gerçekleştirmek istiyorum” derseniz, aşağıdaki maddeler sizin için…

Hedef Koymak

Geleceklerini belirleyen kişiler çoğunlukla hedef koyarlar. Hedef koymadığınızda ne kadar hızlı giderseniz gidin hedefi çok belirgin bir şekilde koymamışsanız. Dikkatinizi dağıtacak, sizi kendisine çekecek, acil olacak birçok konu çıkacaktır karşınıza ve bunlar sizi yolunuzdan alıkoyacaktır.

Hedef sizin için ne kadar önem taşıyor?

Hedef sizin için ne kadar anlam içeriyorsa o kadar önemli olacaktır. Bir hedef ne kadar içinde çok önemli bir duyguyu ya da ihtiyacı barındırıyorsa o kadar özen ve dikkatle takip edilir. Hedefiniz büyük bir problemden kurtulmaksa ve bu problem çok ciddi bir tehlike içeriyorsa bunun için sabah gözünüzü açtığınız andan itibaren çalışırsınız. Bu kadar hassas bir konu olmaması dileğiyle…

Küçük parçalara bölmek

Gerçekleşmesini istediğiniz konu size çok zor başarılması imkansız mı geliyor? Hedefe bir bütün olarak bakarsanız zaten moralinizi bozar ve tepenin çok dik olması karşısında güveninizi baştan yitirebilirsiniz. Yapmanız gereken bu oldukça büyük konuyu başarılabilir küçük parçalara bölmektir. Hedef için kilometre taşları koyar ve bunları sıra ile yaparsanız, o zaman başardığınız her kilometre taşı sizi mutlu edecek; bir yenisine başlamak için güç verecektir. Her kilometre taşında kendinizi kutlamayı ve ödüllendirmeyi unutmayın.

Plan yapmak

Bulunduğumuz coğrafyanın çevre etkileri gereği işlere hızlı başlar ve plan yapmayız. Oysa plan hem bizim için hem de çevremizdeki kişiler için çok önemlidir. Bir çeşit manifestodur plan. Kendinize ayırdığınız bir gün düşünün… Annenizin, çocuklarınızın, eşinizin arkadaşlarınızın bir isteği oluşur ve buna uyarsınız. Birlikte bir yere gitme teklifine eğer planınız yoksa hemen hayır diyemezsiniz. Önceden bir plan varsa şipşak benim planım var diyebilirsiniz. Ya da siz önden davranıp planlarınızı gerçekleştirmek için onlardan yardım istersiniz.

Her gün yol almak

Her gün ne kadar çalıştığınızı, ne kadar ürettiğinizi ya da hedef için ne kadar insan tanıdığınızı kaydetmek sizi disiplin içinde tutacaktır. Enerjimiz kısa zamanda tükenir, oysa az ya da çok belirlediğimiz zaman dilimi içinde hedef için bir taş koymamız gerekir. Haftalık çalışma hedefi koymuşsanız bir gün eksik çalışma yapsanız bile bir başka gün arayı kapatarak devam edebilirsiniz.

Spor yapmak

Hedefinizin sporla doğrudan ilgisi yoksa, belirlediğiniz bir egzersizi yapmak bu yolda size umduğunuzdan daha fazla fayda sağlayabilir. Spor addedilen şey yürüyüş, 10 dakikalık bir egzersiz ya da daha ciddi bir spor olabilir. Alışkanlıkların Gücü* kitabında okuduğum bir madde günün belirli saatlerinde herhangi bir spor aktivitesi yapanlar hakkındaydı. Gün içinde belirlenmiş bir aktiviteyi yapan kişilerin diğer planlı işlerini daha titizlikle yapmaya başladıklarından bahsediyordu. Gerçekten doğru olduğunu kendi alışkanlıklarımı gözden geçirince anladım. Sporun vücutta yarattığı mutluluk hissi, bol oksijen alımı hayatın diğer alanlarını olumlu etkiliyor.

Hedeflerinizi gizli tutmak

En sonuncusu belki de daha önce farkında olmadan sizi hedefinizden soğutan en önemli etken olabilir.

Hedeflerinizi yalnızca sizi olumlu destekleyecek kişilerle paylaşın. Olumsuz insanlar hedeflerinizi gerçekleştiremeyeceğinizi ispatlamak için can atarlar. Cesaretsiz olan arkadaşlarınız sizi bu hedeften vazgeçirmeye çalışır. Bu nedenle onları sadece yardım alacağınız ve sizi cidden seven insanların dışında gizli tutun.

* Alışkanlıkların Gücü: Charles Duhigg, alışkanlıkların neden oluştuğunu ve nasıl değiştirilebileceğini anlatıyor.

0 CommentsYoruma kapalı

Yorum bırakın

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.