Bugünkü yaşamınız, geçmişte attığınız adımlar ve verdiğiniz kararlarla oluştu. Bir anlamda siz geçmiş tecrübelerinizden ve anılarınızdan yararlanarak bugün bulunduğunuz hale geldiniz. Peki ya geleceğin anılarını bugünden bilinçli olarak yazsaydınız neler olurdu?

Performans, kariyer hedefleri, motivasyon gibi kavramları duymaktan ve okumaktan sıkıldınız mı?


Bu kavramlar çoğunlukla başkaları tarafından bize sorulan şeyler. Yerli yersiz kullanıldıkça içleri boşalıyor ve bize anlam ifade etmemeye başlıyor. Belki de yaşamınızdan ziyadesi ile memnun olup her şeyin olduğu gibi kalmasını istiyor ya da kendinizi hayatın akışına bırakarak yaşamak istiyor olabilirsiniz. Yine de bulunduğunuz durumdan memnun değilseniz ya da iş, günlük yaşam ve refah durumunuzu değiştirmek istiyorsanız, aşağıdaki gibi bir yol izlemenizi, naçizane, önerebilirim.

Öncelikle bir kağıt kalem alarak işe başlayın. En iyisi bu eski yöntemdir, aynı zamanda yazılanların kolay silinmediğini, silinse bile izi kaldığını görmek kadar güzel bir şey yoktur.
Öncelikle yaşamınıza bir parça bile olsa objektif bakabilmek için kendinizi bir başka biri gibi düşünerek kendi hayatınıza dışarıdan bir yabancı gibi bakmayı deneyin.

• Hayatınız nasıl?
• Neler yapıyorsunuz?
• Nelere üzülüyor ve seviniyorsunuz?
• Neler sizi sinirlendiriyor?
• Kırılmaları nerelerde yaşıyorsunuz?

• Gerçekten kırılmaları yaşatan kişi, o kişi ya da durum mu?

• Yoksa siz yerli yersiz o kişiyi ya da durumu mu suçluyorsunuz?
• Bu kişi ya da durum olmasaydı hayat nasıl olurdu?
Veya hayatınıza uzaktan baktığınızda gördüğünüz şu anda benim aklıma gelmeyen başka durumları da yazabilirsiniz.

Belki de başkalarının sahip olacağında mutlu olacağı birçok noktanız olduğunu ancak duruma alışmış olmaktan artık bu değerlerin sizi mutlu etmediğini görebilirsiniz örneğin. Belki sizin fabrika ayarlarınızda yetenek ve sahip olduğunuz şeyler size çok doğal geliyor

Bunun ardından bu liste içinde iş ve günlük hayatınızda sizi memnun etmeyen, sıkıldığınız, yeter artık dediğiniz konuları birer birer aralarına boşluklar koyarak yazmaya başlayın.

Diyelim ki:
– “Patronum her bir çalışma gününde beni küçük düşüren bir şey yapıyor ve bu davranış beni hasta ediyor.”
– “İyi bir ücret kazanmadığım için dünyanın bir ucunda oturuyorum ve her gün iki saat gidiş iki saat geliş benim enerjimi sömürüyor.”
Buna benzer şeyler…
Ardından boş bıraktığınız bölümlere bu olumsuz durumların karşıtı ya da olmasını istediğiniz şeyleri birer birer sıralamaya başlayın.
– “İşyerinde çok takdir ediliyorum, çevremde bana güvenen ve destekleyen kişiler var.”
-“İşyerime yakın bir evi karşılayan gelirim var, işe keyifle gidip geldiğim bir mekândayım.”
Ya da bunlara benzer…

Bu tabloyu yapmak hoşunuza gitti, bu önerimi denemeye değer buldunuz ve heyecan duydunuz ise her bir olumsuz durumun karşıtı durumu yeni bir temiz sayfaya alıp her durum için atmanız gereken ilk adımı, bu adımın tarifini ve bu adımı atacağınız tarihi yazabilirsiniz. Bunu yapmak oldukça büyük bir gayret gerektiren bir durumdur. Başlamak istersiniz, ertelersiniz. “Nasılsa ne istediğimi biliyorum yazmaya ne gerek var” diyebilirsiniz. O arada canınız çay yapmak ister
sonra bir telefon gelir unutursunuz. Tek başınıza olmaz ise gerçekten güven duyduğunuz ve aynı şeyi yapmaktan korkmayan bir arkadaşınızla çalışma yapmanızı öneririm. Böyle bir çalışma size şunu sağlayacaktır:
Şu anda bulunduğunuz durumu yaratan koşullar doğumunuzdan itibaren içinde bulunduğunuz durumlarla, bu durumların oluşturduğu koşullarda attığınız adımlardan ve verdiğiniz kararlardan oluştu. Bir anlamda siz geçmiş tecrübelerinizden ve anılarınızdan yararlanarak
bugün bulunduğunuz hale geldiniz.
Peki ya geleceğin anılarını bugünden bilinçli olarak yazsaydınız neler olurdu?

0 CommentsYoruma kapalı

Yorum bırakın

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.