Kısa Vadeli Kâr Uyuşturucusu

Muhasebe ve denetim dünyası cinsiyet tercihi bakımında oldukça erkek ağırlıklı bir dünyadır. Türkiye’de bu durum pek böyle olmasa da uluslararası sempozyum ve konferanslarda mesleğin oldukça erkek egemen bir meslek olduğunu -özellikle de Avrupa’da- bunun bariz olduğunu bizzat deneyimledim. İngiltere’deki “cam tavanın” bu anlamda kadınların geçişini oldukça zorlaştıran bir sağlamlık içinde olduğunu biliyorum. İngiltere’de bu denetim ve muhasebe şirketlerinde partner olmak büyük bir zorluk barındırmakta. Dünyanın büyük ve saygın şirketlerinden biri olan Grant Thornton İngiltere’nin başına 2014 yılında Sacha Romanovitch’in gelmesi, kendi başına bir olay teşkil ediyordu.

Devamını oku

Geleceğin Anılarını Yazmak

Bugünkü yaşamınız, geçmişte attığınız adımlar ve verdiğiniz kararlarla oluştu. Bir anlamda siz geçmiş tecrübelerinizden ve anılarınızdan yararlanarak bugün bulunduğunuz hale geldiniz. Peki ya geleceğin anılarını bugünden bilinçli olarak yazsaydınız neler olurdu?

Performans, kariyer hedefleri, motivasyon gibi kavramları duymaktan ve okumaktan sıkıldınız mı?

Devamını oku

Hayır Demek Kolay Mı?

İstemediğiniz bir teklife nasıl hayır dersiniz?

Hayır demeyi beceremediğimiz için kendimizi zor duruma düşürdüğümüz bir çok olay vardır. Özellikle yaşamımızın daha tecrübesiz dönemlerinde yakalandığımız durumlar..

Çok konuşan komşu teyzenin susmasını sağlamak için “evet” dediğimiz o anlar..

Hayır diyemeyip düştüğünüz durumları bir düşünün..

İlk başta hayır demek için neler verirdiniz?

Devamını oku

Dikkat Tehlike! Deneyimli Aday…

Bu yazı Dünya Gazetesi’nde 14 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Şöyle iş ilanları ile sık sık karşılaşırız:

– Mineral yağ içerikli ürün sektöründe en az 5 yıl tecrübeli ürün müdürü arıyoruz

– Lojistik sektöründe yönetici düzeyinde 3 çalışmış mali işler ve raporlama konularına hakim muhasebe yöneticisi arıyoruz

ve benzeri ilanlar…

Devamını oku

Kin, Zehri Kendin İçip Başkasının Ölmesini Beklemektir

Bu yazı Dünya Gazetesi’nde 7 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Birisinin ölmesini dilediğiniz oldu mu?

Yapılan haksızlıklar için içerlediğiniz, kin beslediğiniz?

Bu çoğunluk yalnızlıkla birlikte oluşan bir histir, birisine kinlendiğinizde kendinizi gaza getirirsiniz. Burada da şunu yapmıştı, şöyle söylemişti, ben konuşurken şöyle göz ucuyla bir bana dönüp baktı gibi çeşitli kurgular yaparsınız.

Devamını oku

Siz Bir Aynasınız

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 30 Haziran 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Yorgun bir biçimde eve geldiniz, ellerinizde paketler, sırtınız ağrıyor, trafikte gereksiz bir zaman geçirdiniz. Hazır olun evden içeri girdiğinizde ailesel bir krizle karşılaşabilirsiniz. Genç bir anne iken, çok sinirli ve mutsuz olduğumda, kızımın çok huysuz olduğundan şikayet ederdim. Kızım büyüyüp geliştikçe, ben de kişisel gelişim konusunda birçok adım atmaya başladıktan sonra, aslında çocuğumu mutsuz eden etkenin kendim olduğunu yavaş yavaş anlamaya başladım.

Devamını oku

Kim Karizmatik Olmak İstemez ki?

Bu yazı Dünya Gazetesi’nde 16 Haziran 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Çevrenizdeki karizmatik kişilere bakıp iç geçirdiğiniz ve onların yerinde olmak istediğiniz oldu mu?

Siz bir self servis bir mekanda hizmet almak için sıra beklerken, tezgahtaki görevli ilgisinin büyük bir bölümünü “o” müşteriye verir, adeta ona hizmet vermek için yarışır; sıra size gelince sizi soğuk bir yüzle karşılayıp ne istediğinizi sorar ve hatta bir şey sormaz bile. Sonra da siz ağzınızı açana kadar bir başka müşteriye yönelir.

Devamını oku

Siz Maskelerle mi Mülakat Yapıyorsunuz?

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 21 Nisan 2017 tarihinde yayınlanmıştır.

Eve çağırdığınız ve çok önem verdiğiniz konuklar var ve bu gece için giymeyi planladığınız kıyafetinizi buruşuk bir biçimde gardrobun dibinde buluyorsunuz. Oysa daha önce sevgili karınız ile kıyafetin temizleyiciye gitmesi için konuşmuştunuz. Ciddi bir tartışma çıktı, birbirinize en acıtıcı sözleri söyleyerek tartıştınız. Ziyaretçilerin gelmesi yaklaşınca, çare yok başka bir kıyafeti söylenerek ararsınız. Kapı çalındığında ehvenişer bulduğunuz başka kıyafetin üzerine, sosyal maskenizi de takmış olursunuz.

-Hoşgeldiniiiiiiz efendiiim!

Devamını oku

Şirket İçi Terfi ve Darth Vader’lar

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 7 Nisan 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Şirket içinde terfi olayları, oldukça zor konulardır. Neredeyse asıl yapılacak olan işten, şirketin varlığını sürdürmesini sağlayan çabalardan daha büyük bir vakit alır. Üstelik sadece bu işle uğraşması gerekenlerin değil; gerekli gereksiz herkesin vaktini alır.

Üst yönetime aday olan çalışanların olması, hayli güzel bir durumdur. Bir organizasyonun ilerlemesini sağlayan şey, organizasyonun alt kademelerinden gelen kişilerin üst yönetim seviyelerine çıkmasıdır. Şirket dışından transferlerin başarı oranı, içeriden yetişmiş kişilerin yönetime geçmesine nazaran hep daha düşük olmuştur. Bu nedenle fazlası ile teşvik edilmelidir. Zira şirket içinden yetişen yöneticiler şirketi en iyi tanıyan kişilerdir.

Devamını oku

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.