Hızlı değişen piyasalarda liderlik yapan bugünün yöneticileri dengede kalmayı nasıl başarabilir?
Bunun için yaşanmışlıklara göz atmakta fayda var… Tayland’daki mağarada mahsur kalan çocukların kurtarılmasını sağlayan da o liderlik vasfıydı, 1900’lerde, Antartika’da gemisi parçalanan Ernest Shackleton’ın öyküsündeki de…

Harward Business Scholl tarih profesörü Nancy Koehn tarafından kaleme alınıp geçtiğimiz yıl yayınlanan kitap yukarıda sadece iki örneğini verdiğim zor durum tablosu çizen ve oldukça ilham verici beş gerçek hikayeden oluşuyor. Kitap içinden çıkılması mümkün olmayan fırıtınalı durumlarda, zor duruma göğüs germiş beş kişinin, bunları nasıl başardığına farklı yönleriyle bakan bir inceleme.

Tarihçi Nancy Koehn beş kişiyi şu yönlerden inceliyor;

-Zor durumda hayatta kalış nedenleri neler?

-Yaşadıkları bu duruma karşın hedeflerine nasıl ulaştılar?

-Hangi kritik becerileri bunu sağladı?

-Bu güçlü insanlar nasıl bir çocukluk geçirdiler?

-Hangi ortamda nasıl bir ailede yetiştiler?

-Hangi liderlik özellikleri ağır bastı?

Kısacası onları güçlü ve yenilmez yapan sırlarının ne olduğunu; daha da önemlisi demir gibi ateşte dövülüp, acı çekerek yepyeni bir form kazandıklarını anlatıyor. Üstelik bunu bir tarihçinin objektif bakış açısı ve yalın anlatımıyla değil, hem insani hem de yönetici gözüyle inceliyor.

Kitabın ilk kahramanı Ernest Shackleton’ın o yıllarda görülmemiş bir biçimde zorlu bir kampanya ile, keşif projesi için -bugünün parası- 4 Milyon dolar toplamayı başardı. Hedefi ise Antartika’yı baştan başa geçmekti. İronik bir biçimde Endurance (dayanıklılık) isimli gemisi parçalandığında ise Antartika’yı keşfetme olan hedefini, ekibini ölümden kurtarmak olarak değiştirdi. Dahiyane bir plan ile o güne kadar kimsenin geçmediği rotalar kullandı. İyi bir strateji ve dayanıklılık örneği göstererek, ekibinde hiç kayıp yaşamadan sağ salim evlerine dönmesini sağladı. Bu durum büyük bir ün kazanmasına sebep oldu.

Üstelik; daha önce güney kutbuna bayrak dikmeyi hedefleyen bazı ekiplerin tamamının donarak hayatını kaybettiği ve o dönemin şartlarında aylar sonra bedenlerinin bulunduğu bir coğrafyada…

Dünyanın en zor rotasını hedef berlirleyip, hedefini tamamlaması ekstrem şartlardaki liderliğinden kaynaklanmaktaydı. Peki bu üst düzey liderlik vasfı bizlere nasıl bir ilham verebilir?

Belirsizlik ve hızlı değişen piyasalarda liderlik yapan bugünün yöneticileri, yaşanmış bu hikayelerden nasıl ders çıkarabilir? Bu tür durumlarda nasıl çok hızlı ve doğru kararlar verebilecek kadar dengede kalabilir?

Kitabı okumaya devam ederken gelen derslerden ikisi şöyle;

-Çok iyi liderler bile büyük yanılgılara düşebilir, hata yapabilir. Cesur bir lider hata yaptığını kabul ederek bu konuda sorumluluk almasını bilebilen ve bu durumdan ders çıkarandır.

-Tansiyonun çok yükseldiği, krizin tepe noktasında olduğu anlarda liderin vücüt dili, konuşma sorasında kelimeleri seçmeye çalışması, hatta dalgın bir şekilde bir yöne bakması bile çok önemlidir. Ekip her bir hareketten bir anlam çıkarmaya çalışacaktır. İyi bir lider bu durumlarda görevinin çok sağlam durarak, ekibine güven vermeye devam etmek zorundadır.

Ernest, bu maceralı yolculuk sırasında günlük tutuyor. Böyle bir alışkanlığı olmasaydı gün be gün bir lider olarak kendisinin hangi zorlukların üstesinden geldiğini ve bunları nasıl aştığını öğrenemeyecektik. Aşamaları irdelemek ve objektif bir bakış açısı için yaşananları kayda almak, ispatlanabilir ya da ölçülebilir tutmak da bir başka ders olabilir.

Kendi deneyimlerim ve gözlemlerimden süzülmüş yaşanmış tavsiyeler ise;

Boşluk bırakmamak

Krizler ve fırtınalar sırasında ortada çok fazla asparagas haber dolaşır. Bu haberler bazen boşboğazlıktan, bazen kötülükten beslenme adına çıkarılabilir. Ne yazık ki ekip bu haberlere çoğunlukla inanır ve moraller düşebilir. Endişe insanları hükmü altına alabilir. Bu durumda liderin kargaşa yaratacak boşluklara izin vermemesi, doğru ya da inanılması gereken bir veri ile boşluğu doldurması gerekir. Çünkü doğa boşluk kabul etmez.

Açık iletişim kurmak

Krizlerde doğru iletişim anahtar konudur. Durum ne tam olarak ne oldu? Bilinmeyen sadece tahmin edilen konular ekipte olduğundan büyük korku yaratacaktır. Durum ne kadar zor olursa olsun gerçeğin bilinmesi ve liderin bu konuda açık olması önemlidir.

Gelecekteki resmi oluşturun

Liderler geleceği oluşturan vizyonlar yaratabildikleri, başkaları tarafından görülmeyen imkanları görebildikleri ve bu konuda güçlü bağlılık oluşturabildikleri için liderlerdir. Ekip ise bu konuda sisli tablolara ve endişe bulutlarına sarılı olabilirler. Hedefe ilişkin vizyonu doğru anlatmak, aynı vizyonu onların da hayal edebilmesini sağlamak ve bunun için kararlı olduğunu göstermek, doğru sinerji ile fırtınayı aşmayı sağlayabilir. Birlikte aşılmış bir fırtına çok dönüştürücü olabilir ve bambaşka formlar yaratabilir.

https://forgedincrisis.com

Forged in Crisis: The Power of Courageous Leadership in Turbulent Times Hardcover – October 3, 2017

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 13  Temmuz 2018 tarihinde yayımlanmıştır.

Ayşe Nazmiye UÇA
Datassist Bordro Servisi
CEO

0 CommentsYoruma kapalı

Yorum bırakın

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.