Aristo ve Terzisi

Son zamanlarda okuduğum “Plato and a Platypus Walk into a Bar” kitabında Thomas Cathcart ve Daniel Klein isimli iki akademisyen şakalar üzerinden felsefi kavramları hepimizin anlayacağı bir dille anlatıyorlar.

Kitapta ünlü düşünür Aristo’dan bir hikâye vardı:

Devamını oku

Dijital Aşk, Aşkın Kamusallaşması ve Outsourcing

Az önce Açık Radyo’da “Teknolojinin karanlık yüzü” programı online dating sitelerinden bahsediyordu, ben de erken geldiğim toplantıya girmeden önce, programın bir kısmını dinledim. Amerika’da artık her altı evliliğin bir tanesi tamamen Online dating sitelerinden geliyormuş. Online dating endüstrisinin yıllık brüt hasılatı 1.049 Milyar dolara ulaşmış, Amerika’daki 54 milyon bekar insandan 40 milyonu online dating’i bir kez denemiş, yıllık kişi başı harcama ise 239 Dolar seviyesinde.

Devamını oku

İşe Alımda ‘Ne Yapılmaz’ı Bilenden ‘Ne Yapılmalı’ Önerileri

İnsanın pek çok şeyi doğrudan kendi yaşamadan öğrenemeyeceği söylenir. Öneriler, tavsiyeler pek işe yaramaz, kendi deneyimlemeden hiç kimse söylenenlere o kadar da önem vermez. Hatta “bir musibet, bin nasihatten iyidir” denmiş bunun için. Yine de uzun yıllar boyu “doğru işe doğru insan”ı bulmak için emek vermiş biri olarak önerilerimi, deneyimlerimi paylaşmak isterim.

Devamını oku

Outsourcing İş Gücü Piyasalarını Nasıl Etkiliyor?

Endüstriyel ürünlerde outsourcing’in kullanılıyor olması çok yeni bir kavram değil ama dünya küçük bir köy oldu artık. Son yıllarda küreselleşmenin artması ile birlikte artan rekabet şartları fiyatların düşük ama kalitenin çok iyi olması gerektiği bu trend’te inanılmaz bir artış oldu ve artık olay üretim sektörünün dışında her alanda var ve artık servislerde ve artık yüksek katma değerli servislerde de kullanılmaya başlandı.

Yani artık sadece normal işçilerde değil üst düzey de yüksek katma değerli işlerde uluslararası rekabetin çarkları arasında.

Devamını oku

Kariyerlerini belirleme anlamında gençler çok ayrı yollarda ilerliyor. Kimisi kariyerini küçük yaşlardan belirliyor, milyon kere karar verip bozsa da illa ki kariyerimi ben belirleyeceğim diyor. “Benim için en iyisini ben bilirim” misali.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın paylaştığı TED konuşması benim açımdan hayat kurtardı. Dan Gilbert‘in The Surprising Science of Happiness adlı konuşması, seçme özgürlüğünün çok yüksek olmasının mutsuzluk getirdiğini, (seçenekler arasında boğulan gençleri düşündükçe onlar adına üzüldüm doğrusu) seçme şansı olmadığında kişinin mutlu olmayı seçtiğini anlatıyordu. (Görücü usulü ile evlenen anne ve babalarımızın bizlerden çok daha mutlu olması da böyle bir şey olmalı!)

Bu denli özgüvenli olmaları bu kafalarına göre takılan gençlerin mutlu olmalarını engelliyor, peki başarılı kariyerleri oluyor mu acaba?

Bir de ne yapacağını bilemeyip sağa sola danışan var! Bu grubun durumu kritik ve burada bize iş düşüyor: Sordukları kişiler çoğunlukla kendi deneyimlerini övme, şu andaki şartları çok fazla düşünmeksizin ben yaptım oldu, en büyük benim, en akıllı benim kafalarında! Ya sen yaptın oldu da bu genç sen mi? Bu gencin yetenekleri, şu andaki ekonomik şartlar hemen hemen hepsi farklı.

Öneriler ağırlıklı olarak “Mühendis ol”, “Hukukçu ol” şeklinde devam etmekte. Kariyer konusunda birine danışmak ve bu kişinin “tecrübelerinden yararlanmak” iyi de; bu tecrübe o kişinin tecrübesi. Bu tecrübeyi günün şartlarına uygulamak, dış ortamın hiç değişmediğini varsayan laboratuvar deneyi gibi değil mi?

Bunun örneğini de bizzat yaşadım.

Çaresizce yardım aradığım zamanlarda ikisinin de yeteneğine hiçbir laf edemediğim, son derece iyi olan iki müzisyene kızım için aynı soruyu sormuştum. Müzik kariyerinde başarısız olandan, “Kesinlikle ana işi müzisyen olmasın bunu hobi olarak yapsın” cevabını aldım. Kendi alanında en yüksek noktaya çıkmış olan kişi ise “Kesinlikle müzikten başka işin olmamalı ki başarabilesin!” dedi.

Bu iki cevap da doğru ama bunun kızıma hiç faydası olmadı…

“Kariyerim için size danışmaya geldim” gibi bir geyik yaparsanız, karşılığında bir geyik alırsınız.

Danışacağınız kişinin durumunu oldukça kapsamlı değerlendirmek gerekiyor, düşündüğünüz gibi başarılı mı? Ne yapmış da başarılı olmuş eğer bunu anlama şansınız varsa sorun derim. Belki babasından iyi miras kaldı çocuğum ve hatta bu mirasla çok daha iyisini yapabilir de bu kadar yaptı. Önce bu kişinin başardığı konuyu saptayın, sonra onun şartlarını az çok değerlendirdikten sonra bir çerçeve çizdiniz. Tamam şimdi bu alanda soru sorduğunuzda aldığınız cevap anlamlı olacaktır!
Eğer örnek aldığınız kişi Harvard mezunu ise siz kıçınızı yırtsanız onun bulunduğu konuma gelemeyeceksiniz. Harvard’a girmek için ne tür yol izledin, günde kaç saat çalıştın, seçimlerini ne yaptın deme şansınız ve konumunuz varsa bunu sorun, alacağınız cevap kesinlikle işinize yarayacaktır.

Soracağınız kişiyi doğru seçin, arayın tarayın, hangi alanda neden başarılı olduğunu anlamaya çalışın, bunun hedefiniz olup olmadığını hissedin sonra daralttığınız alanda sorunuzu sorun lütfen, ne kendi vaktinizi nede başkasının vaktini almayın.

Bana sorarsanız; seçtiğiniz kariyer ile kazanacağınız para sizi mutluluğa götüremez, siz bu işi yaparken mutlu olabilecekseniz ancak o zaman mutlusunuzdur.