Bu İşin İçinde Bir "Hobi" Var!

22 EylulPersonelinizi şirket içinde ve mesai saatlerinde kendine ait bir proje yaparken görürseniz ne yaparsınız?

Son birkaç yıldır tartışılır olan bu konu, teknoloji şirketlerinin personellerine şirket içinde geçirdikleri zamanın bir kısmını kendi projelerine ayırmalarına izin vermeleri ve hatta bu konuda onları yüreklendirmeleriyle başladı. Google, personelinin şirket içindeki yüzde yirmi zamanını kendi projelerine ayırmalarına izin verdi. Sonradan yaptıkları ölçümlemeler kendilerine ait yan proje sürdüren personelin veriminin arttığını gösterdi.

Buradan başlayan uygulama, diğer teknoloji şirketlerince de benimsendi. Aslında yazılım mühendisleri, bu konuda izin alsalar da almasalar da bunu gerçekleştiriyorlar. Sadece, işten artan zamanlarında veya şirket içinde ama şirketin bilgisi dışında yaparlardı.

Yeni olan ise, bu konuda destek görmeleri. Zaten gerçekte var olanın, verimlilik adına kullanılır olması.

İmdat! Sudoku Çözmek İstemiyorum...

15 eylülYaşlanmak İstemeyen CEO'lar İçin Öneriler

Vapurda veya bir kafede sudoku dolduran yaşlıları görünce ne hissediyorsunuz?

Sizi bilmem ama ben, onlardan birisi olmamayı istiyorum.

Dünya genelinde, girişimcilerin yaşları gittikçe düşmekte. Özellikle teknolojik yatırımlar 20’li ya da 30’lu yaşlardaki kişilerin tekelinde son zamanlarda.

Peki ya CEO’lar?

Onlar, yaşlı kalmaya devam ediyor. Ortalama yaşam süresi uzadıkça, yönetim kademesine de bu durum yansıyor. Önümüzdeki yıllarda ülkemiz açısından da çözülmesi gereken bir problem olarak ‘nüfusun yaşlanması’; yönetici kadrolarındaki etkisini doğal olarak gösterecek.

Yıldız Personelinizi Kaybetme Kılavuzu

yildiz personelBu yazı, Dünya Gazetesi'nde 8 Eylül 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Sıfırdan başlamış bir girişimci iseniz, yetenekli ve ciddi anlamda performansı yüksek bir personelin değerini çok iyi bilirsiniz.

İşe başlayan her yeni çalışanın “o” olmadığını, çok kısa süre sonra anlarsınız.

İşte “o” kişidir aradığınız: Şirkete gerçekten değer katan, şirketi yukarı çeken, yeteneği yüksek ve aynı zamanda üretmek ve yaratmak için çok fazla istekli olan kısacası yıldız personel olarak tanımlayabileceğiniz kişidir.

“Keşke bana gerçek anlamda yardımcı olacak, güvenebileceğim, işi teslim edebileceğim, başladığı işi bitirebileceğine inandığım biri olsa…” diye düşünürsünüz. Böyle bir kişiyi bulduğunuzda bu kişi sizin için çok değerlidir.

Yıldız personel olarak adlandırdığımız bu kişiyi bulduğunuzda doğal olarak ona diğer personellerinizden farklı davranmaya başlarsınız. Siz, böyle bir yetenek bulmanın sarhoşluğunu yaşarken bir şeyler farklı işlemeye başlar.

Ve yıldız personelinizi kaybedersiniz.

Dünyayı ben mi kurtaracağım ya? Yeterli disiplin varsa, neden olmasın?

25agustosBu yazıya bir soru ile başlayalım: Parmağınızı bile kıpırdatmak istemediğiniz zamanlar olur mu? Yapmanız gereken işleri düşünür ama rahat koltuktan kalkamazsınız. Sonra da “Aman boşver, rahat benim de hakkım!” diye haklı çıkma hâllerine girdiğiniz o zamanlardan bahsediyorum.

Oysa ki her gün ulaşılması mümkün bir yol kat ederek, ulaşılması imkansız gözüken hedeflere ulaşmak mümkün. Disiplinli bir biçimde, katlanılabilir bir zaman harcadığınız uğraşınız; zaman içerisinde sizin de ummadığınız büyük sonuçlara evrilebilir.

Charles Duhigg, “Alışkanlıkların Gücü” kitabında disipline edilen alışkanlıkların getirisinin tahmin ettiğimizden çok daha fazla olduğunu mantıklı önermeler ile savunuyor.

Zira disiplinin tuhaf bir etkisi var. Hayatımızın bir alanında yaratmayı başardığımız bir disiplin, beklemediğimiz bir başka alanı ya da alanları güçlendirebiliyor. Diyelim ki her gün belli bir kilometre yol yürümeye karar verdiniz. İlk başta bu biraz zor gelebilir. Hatta kesin öyle olur! Her gün belli bir kilometre yürüme sözümüze sadık kalır ve yürümeyi sürdürürsek bir süre sonra başlangıçta saçma gelen o yürüyüş için bir istek duymaya başlarız. Pozitif anlamda bir alışkanlık, bünyemize yerleşmeye başlamıştır.

Hobiniz var mı?

hobiYelken yapmak, dağcılık yapmak, resim yapmak, bir müzik aleti çalmak veya bir filmde veya sokakta gördüğünüz ve büyük heves duyduğunuz, sizi sizden alan bir konu. Belki de sadece moda olduğu için yapmaya başladığnız şeyler.

İletişim araçlarının çokluğu ile yüzlerce hobi, ilgi alanı ile çevrilmiş durumdayız. İstesek bunlardan bir çoğunu yapabiliriz. Hatta dünyanın en büyük üniversitelerinin açtığı online kurslara katılarak, çok değil, bundan bir 15 yıl önce hayal olan bir çok şeyi öğrenme, yapma, yapma yeteneğini elde etme olanağımız var. Seçenekler o kadar çok ki, bunların hangi birini yapabileceğimizi düşünmek bile zaman alan bir konu.