Müziğe Anlam Kazandıran Es'lerdir

eslerBu yazı, Dünya Gazetesi'nde 21 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Bir sohbet ortamında hastalığınızdan ya da başınıza gelen bir olaydan bahsettiğinizde büyük olasılıkla cevaplar ne olur?

-Benim de olmuştu
-Kuzenimin de başına gelmişti
-Seninki de bir şey mi, bana daha kötüsü olmuştu

Bu durumda kendinizi nasıl hissedersiniz?

Dikkat Tehlike: Deneyimli Aday

deneyimliBu yazı Dünya Gazetesi'nde 14 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Şöyle iş ilanları ile sık sık karşılaşırız:

- Mineral yağ içerikli ürün sektöründe en az 5 yıl tecrübeli ürün müdürü arıyoruz

- Lojistik sektöründe yönetici düzeyinde 3 çalışmış mali işler ve raporlama konularına hakim muhasebe yöneticisi arıyoruz

ve benzeri ilanlar…

Rekabetin arttığı, yetenekli adaylara ulaşımın çok rahat olduğu günümüz koşullarında aranan yalnızca akademik geçmiş ve yetenek değil. Bu ilanlarda kesinlikle aranan iki önemli konu daha var, biri mesleki tecrübe ikincisi bu mesleğin belli bir sektörde icra edilmiş olması. Bu konudaki talepler bazen o kadar abartılıyor ki işe alım uzmanı kişinin daha önce tam anlamıyla aynı işi yapmış olmasını bekliyor. Bu her ne kadar işe alım uzmanı tarafından motomot olarak algılanıp, çığırından çıkarılıyorsa da, işe alım şirketlerinin ya da işe alım uzmanlarının bu konuda diretmesi tabi ki büyük bir ortalama ile üst yönetimin talebinden kaynaklanıyor. Alt seviye pozisyonlar haricinde birçok durumda, tecrübe ve sektör deneyimi CV’lerde akademik geçmişten daha çok dikkat edilen bir özellik durumunda ülkemizde.

Kin, Zehri Kendin İçip Başkasının Ölmesini Beklemektir

kin yazisiBu yazı Dünya Gazetesi'nde 7 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Birisinin ölmesini dilediğiniz oldu mu?

Yapılan haksızlıklar için içerlediğiniz, kin beslediğiniz?

Bu çoğunluk yalnızlıkla birlikte oluşan bir histir, birisine kinlendiğinizde kendinizi gaza getirirsiniz. Burada da şunu yapmıştı, şöyle söylemişti, ben konuşurken şöyle göz ucuyla bir bana dönüp baktı gibi çeşitli kurgular yaparsınız.

Muhtemelen bu tür düşünce kalıpları işyerinde yalnızlaştırılmış veya kendi kendini yalnız bırakan kişiler arasında daha fazla görülür. Kendi kendilerine konuşacak zamanları oldukça fazladır çünkü.

Aslında iş dünyasında iki tür yalnızlık var. Bir tanesi çalışanlar arasında yaşanan; kendilerini grup içinde addetmeyen, bir gruba dahil olmadıklarını düşünen çalışanlar. Diğeri ise bilinçli olarak yalnızlığı seçenler, ki bu tarz kişiler çevredeki herkesten akıllı ya da yetenekli olduklarına karar vermişlerdir. Çevrelerindeki ilişkilerden, öneri ve görüşlerden hiçbir yarar sağlayamadıklarını düşünürler. Bir çeşit kendilerini yabancılaştırırlar. Ne kadar haklı olduklarını bilmek zor. Onları aşağı çeken konuşma ve bağlantılara bulaşmak yerine kendi bütünlükleri içinde kalmayı yeğlerler. Diğeri ise bir türlü grup içinde hissetmeyen yada mobbing ya da herhangi başka bir nedenle grup içinde çok kabul görmeyen çalışanlardır.

Böylesi durumlarda ilk olarak yönetimlerin veya İnsan Kaynakları departmanlarının yalnız çalışanların durumunu gözlemlemesi, yalnızlığın nedeninin kendi seçimleri mi yoksa baskın bir grubun seçimi mi olduğunu çok ince bir araştırma ile bulması gerekmektedir. Böyle inceden yapılan bir araştırma saklı bir yıldız çalışanı keşfetmek, bir mobbing durumunu ortaya çıkarmak, en azından küskün değil, enerjik ve mutlu bir çalışan yaratmakla sonuçlanabilir. Ya da şirketin geri kalanının geri zekalı olduğunu düşünen bir uçuk veya cidden bir zeka küpü ile karşı karşıyasınızdır.

Siz Bir Aynasınız

siz bir aynasiBu yazı, Dünya Gazetesi'nde 30 Haziran 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Yorgun bir biçimde eve geldiniz, ellerinizde paketler, sırtınız ağrıyor, trafikte gereksiz bir zaman geçirdiniz. Hazır olun evden içeri girdiğinizde ailesel bir krizle karşılaşabilirsiniz. Genç bir anne iken, çok sinirli ve mutsuz olduğumda, kızımın çok huysuz olduğundan şikayet ederdim. Kızım büyüyüp geliştikçe, ben de kişisel gelişim konusunda birçok adım atmaya başladıktan sonra, aslında çocuğumu mutsuz eden etkenin kendim olduğunu yavaş yavaş anlamaya başladım.

İşyerinde kendimize yapılan bir haksızlığı, ya da kalbimizi kıran bir davranışı yolda düşünürüz, yanımıza alır sinemaya hatta yemeğe götürürür, yemekte bunu başka arkadaşlarımıza anlatırız. -Bir de içinde saklayanlar var.- O da yetmez, sonunda yatağımıza götürürüz. En kötüsü de budur, hastalıklar ve mutsuzluklar gece büyür. Kurmaktan bahsediyorum. Bir kez kurmaya başladığımızda senaristlere, komplo teorisyenlerine taş çıkarırız. "Burada şunu yapmıştı, geçen gün de bunu yapmıştı, zaten iş yerine kapıdan ilk girdiğimde böyle konuşmuştu" gibi...

Kendi senaryolarımızda...

Aile ilişkilerinde durum doğal olarak daha vahimdir, işin içine akrabalar arasında yaşanmış bir sürü olay ve çocukluktaki korunmasız dönemler girdiğinde... Kurmak ve bu durumdan bir kurban çıkarmak oldukça kolay olur.

 

Kim Karizmatik Olmak İstemez ki?

karizmaBu yazı Dünya Gazetesi'nde 16 Haziran 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Çevrenizdeki karizmatik kişilere bakıp iç geçirdiğiniz ve onların yerinde olmak istediğiniz oldu mu?

Siz bir self servis bir mekanda hizmet almak için sıra beklerken, tezgahtaki görevli ilgisinin büyük bir bölümünü “o” müşteriye verir, adeta ona hizmet vermek için yarışır; sıra size gelince sizi soğuk bir yüzle karşılayıp ne istediğinizi sorar ve hatta bir şey sormaz bile. Sonra da siz ağzınızı açana kadar bir başka müşteriye yönelir.

Karizmatik insanların iş hayatında ve sosyal hayatta şansları diğerlerine göre çok fazladır. Onlar her alanda rağbet görürler, daha kaliteli servis alırlar, iş görüşmelerinde şansları yerindedir ve hatta işe alındıktan sonra gerek performanslarının değerlendirilmesinde gerek terfi alırken onlar daha çok dikkate alınır. İşlerini yaparken karizmalarını kullandıklarından, özellikle insan ilişkileri gerektiren pozisyonlarda performansları daha yüksek olacaktır. Uzun dönemli bir değerlendirmede karizmatik olmayan insanlar daha iyi iş bitirse ve performansları daha yüksek olsa bile karizmatik olanlar başka bir aşamaya çoktan geçmişlerdir.